Yağmurlar kesildi hava cam gibi ve 'cennet ten bir 'günah' 7a çıkardım...Metin in istasyon klibinden düşmesi kutlamayı buruk kıldı...dün sabah korkunç yorgun olmama rağmen 'ceneviz' sektörde buldum kendimi.etkiliyeci güzellıkte. anlatması çok zor ama ne kafada ne kollarda nede bacaklarda enerjı var, 'kaptan mıchel' VII zorlukla tırmanabıldım...
Metin in abi perşembeye bir şansımızı deneyelim (günah için ) önerisinin üzerine atlamam ile beraber 26 gece konakladıgım olympos ta bugün (22 mayıs) rest,temizlik,deniz ve toplanma var sabah çok erken kaş'a doğru yol almak istiyorum...
Çadırım???evi toplamak oldu..ne çok eşya varmış..eşyalar üçe bölündü yanıma alacaklarım Tafa güvenli ve sınırsız servislerine kargoyuda ekleyerek eşyalarımın bir bölümünü demre ye diğer bölümünü kaş a taşıması müthiş kolaylık oldu...neredeyse uykusuz bir geceden sonra sabah 06.20 de çok hafif bir yük ile pedala çıktım...adrasan, karaöz yönünde korsan koyuna bakarak salyalarım aka aka yol aldım...az önce sevip beslediğim köpeği azarladım bagırdım çagırdım ve pedala hızlı hızlı bastım..garibim yavrusu nu bırakıp bisikletimin peşine düştüğü için...karışık duygular... finike de balıkçı barınagı yerine yat limanı tarafına dönünce hayal edilen güzel sohbet yerini gazozlu bisküvi ile beslenmeye bıraktı ve hemen yol aldım...ama ne mümkün rüzgara karşı pedala basmak gerçek zor oldu...demre ye daha dogrusu çayağzı na vardıgımda çok yorgun ama 86.16 km yi 6.55 dk almış vede saat 16.15 i bulmuştu...Tafa kargonun çadır mat ve tulumu getirmesi ile evimi kurdum..birkaç köpek ve bir adet beyaz balıkçılın dışında kimseciklerin olmadığı uzun sahilde kısa bir yürüyüş...lakin kumların şiddetli rüzgarın etkisi ile oluşturdukları şekiller bana merzuka çölünü anımsattı...orada 10 m yi bulan kum tepeleri çayağzında yaklaşık 1 cm ama gölgeler , sırtlar , dalga şekilleri ...birinde ben dev adam digerinde karınca kadar...yaşam bu kadar göreceli...
telefonun sesine irkilmeli bir uyanış ...tel daki onur şahlar uyuyormuydun abi saat daha sekiz(20.00)..
...oğlum salyam bile akmış dedim halbukı yedibuçukta yatmıştım...sabah tel alarm sesine uyanıp 6.30 da yola koyuldum...3 km lik çayağzı demre kavşagı serin havada gayet güzel ama hemen sonra 14 km lik rampa çeşit çeşit dut yiyerek ve bol molalarla geçti ve 20 kmyi ancak 3.15alabilmiştim...neyse sonraki km ler makul iniş ve çıkışlarla geçti...tam kara göründü misali son 7 km,hafif rampa aşagı olmasına eağmen 2-5 vites 7 km hızla çok zor ilerliyorum...tanrım bu ne rüzgar...neyseki 1-2 km sonra eğim artınca rahatca aktım kaş'a...51.55 km 4.45 dk vede 13.15 te kaş kampingteyim...
kampa yerleşip kirlileri yıkayıp bedenimide temizledikten sonra esra ve sinan la buluşup çay içip bol sohbet ettik...havadan(uçmak) , sudan (dalmak) ve yoldan (bisiklet,tekne)...uğur ile maral tekne ile dünya turuna (cahilcesareti.com) çıkacaklarmış ( 2013 10 nisan - 1 mayıs) ...abi sen deneyimlisin çocuğu nerede doğuralım sorusu ile yorgun bedenim beynim aptala döndü...ben ancak kızlarımı deli gibi seviyorum diyebildim...shirly nin gelmesi ile cumartesiye tırmanış planını yaptık işler tamam...sabah sekiz de uyanmama rağmen dokuzda kalktım oysaki akşam onda yatmıstım ama yinede yorgun kalktım...kaş taki ilk günüm best day....
25 Mayıs 2012 Cuma
30 Nisan 2012 Pazartesi
'beş taş' ın italyan versiyonuna karşılık anadolu tarzını gösterip, uygulama yaptıgımız yeni zelandalı genc hanımlarla, ve daha sonra amerikalı erasmus öğrencilerine, tavla bilgimi paylaşarak geçti ilk günüm ama daha da çok sırtım,popom minderlerin yumuşaklıgını doya doya hisssedip keyff yaparak kadir's te.
Izdıraplı 89 km den sonra sakin ve hazır kahvaltı sonrası suyu henüz soğuk ama güneşi mükemmel deniz, doyamadığım olympos...
Güneşli yağmurlu rüzğarlı ama neredeyse her gün dört mevsimin yaşandığı ilk kez 37 gece konaklayabildiğim Geyikbayır'ında arkadaşlarımın her daim güleryüzleri, içten sohbetleri ,partnerlikleri yaşamımı vede tırmanışıma hep pozitif katkı sağladı...Bunların sonucunda ; ilk tırmanışımı hala anımsayamadıgım mukata(VII-) , yılların projesi noel baba (VIII-), çok klas 40m. spider solitere (VIII-) ve lycian alpinist (VII+) en aklımda kalanlar...
Bayır'ın bilinen yüzü özellikle kayalar , tırmanıcılar...almanca ,ingilizce ,türkçe ,fransızca...lisanlar modern yaşamın bir görüntüsü olurken bazen 10dk bazende 10 adım güzergah dışındaki yaban hayatın yabanıllığını ancak bu ziyaretimde bir nebze hissedebildim...
Bu dizler kimin ya da hangi dizler 600 km yol yaptı ciddi ciddi bir yanlışlık var...Ama düşününce gerçekler; 4 tırmanış gününden ve de yola çıkışın 48. gününde bayır dan olympos a ciddi bir dinleme vermeden pedala basınca önce sol sonrada iki dizimin korkunç ağrıları ile Olympos un rampalarından inerken bile mola vere vere 8,5 h. de bol acılı bir halde ulaşabildim Olympos'a. Bu yorucu saatlerin üzerinede Çağlar Ç. nın güzel hizmeti ile 4,5 h. çantalarımın peşinde koşarak günü bol tuzlu ve biberli tamamlayabildim...
Bundan sonraki etaplarda dizlerimin ağrısı yada baş edemeyecegım ağrı ve sorunlarla karşılaşmamam umuduyla...
Izdıraplı 89 km den sonra sakin ve hazır kahvaltı sonrası suyu henüz soğuk ama güneşi mükemmel deniz, doyamadığım olympos...
Güneşli yağmurlu rüzğarlı ama neredeyse her gün dört mevsimin yaşandığı ilk kez 37 gece konaklayabildiğim Geyikbayır'ında arkadaşlarımın her daim güleryüzleri, içten sohbetleri ,partnerlikleri yaşamımı vede tırmanışıma hep pozitif katkı sağladı...Bunların sonucunda ; ilk tırmanışımı hala anımsayamadıgım mukata(VII-) , yılların projesi noel baba (VIII-), çok klas 40m. spider solitere (VIII-) ve lycian alpinist (VII+) en aklımda kalanlar...
Bayır'ın bilinen yüzü özellikle kayalar , tırmanıcılar...almanca ,ingilizce ,türkçe ,fransızca...lisanlar modern yaşamın bir görüntüsü olurken bazen 10dk bazende 10 adım güzergah dışındaki yaban hayatın yabanıllığını ancak bu ziyaretimde bir nebze hissedebildim...
Bu dizler kimin ya da hangi dizler 600 km yol yaptı ciddi ciddi bir yanlışlık var...Ama düşününce gerçekler; 4 tırmanış gününden ve de yola çıkışın 48. gününde bayır dan olympos a ciddi bir dinleme vermeden pedala basınca önce sol sonrada iki dizimin korkunç ağrıları ile Olympos un rampalarından inerken bile mola vere vere 8,5 h. de bol acılı bir halde ulaşabildim Olympos'a. Bu yorucu saatlerin üzerinede Çağlar Ç. nın güzel hizmeti ile 4,5 h. çantalarımın peşinde koşarak günü bol tuzlu ve biberli tamamlayabildim...
Bundan sonraki etaplarda dizlerimin ağrısı yada baş edemeyecegım ağrı ve sorunlarla karşılaşmamam umuduyla...
21 Mart 2012 Çarşamba
Evet .
cemreler düştü bahar geldi geliyor banada 'yol' göründü. Bu kış almış oldugum kararla mart ın ilk günlerinde muhasebe işlerimi bitirir bitirmez emekliye ayrılacagım ve ilk iş geyikbayırı/antalya ya bisikletle yola çıkacagım.
Tüm çevreme 10 mart diye söylememe ragmen iç kararım olan 9 mart 2012 - 08,45 te balcalı/adana dan 'yol'a koyuldum.Toplamda 7 pedal günü 11.gün 19,03,2012 -14,10 da 56h16' mesai ile vede 42h11' sele üzerinde kalıp 614,26 km yol katederek tam iki yıl önce (20,03,2010) sedye üzerinde ayrıldıgım geyikbayırı na ulaşabildim...
Yolda her yer şırıl şırıl bazende gökyüzü de şırıl şırıl.çadırımın etrafı orkidelerlede çevrili oldu. gözlemecinin eski kanepesi yatagım oldu ama genelde çiçeklerle konusarak hatta onlara şarkılar söylüyerek kah sele üzerinde yol alırken bazende 'paşam' ın elinden tutup rampaları tırmandık sayısız viraj döndük. yorulduk ama soluklanıp hep devam ettik yola.
Bu bisiklet ile antalya fikrimi kime söylediysem: 'yavaş git nereye gidiyorsun'. 'nereden baslayacaksın'. 'nerede kalacaksın'.'yollar çok virajlı ve dik rampalar'.'tamam anladık git ama bisikletle olmaz' vs negatif cümleler. Aslında bende kendimi sorguladım hele birde ilk bisikletimi 30 yaşında aldıgım.hiç lastik patlağı yapmamış ve hiç iki gün üst üste bisiklete çıkmamış biri olarak çoook sorguladım..Ancak yola çıktıktan hemen sonra tüm çevremden telefonla.mesajla vede mail ile pozitif destekler inanılmazdı...bazı mesajlar : 'tek tek geride kalırken yol çizgileri geçmişten bir parçada kalır yolda.gelecege yeniliğe doğru çevrilen pedal ise agır gider uzun gider...yolun açık rüzgar seninle olsun...'denizci yolun açık olsun yanlız bir teknede arkandakı dostların gibi sakın dalgalar eslık etsin sana.fırtınasız ama senı surukleyecek ruzgarın olsun hep yol boyunca....'günaydınnnn iyi şans tependen hiç ayrılmasın iyi yolculuklar..yüreginin götürdüğü yere giden adam....
Aslında bu yol fikri ve eylemi sadece balcalıdan-geyikbayırına bisikletle gitmekten çok daha derin hissiyatları var beynımın derınlıklerınde...
Neyse şimdi tırmanış zamanı...parmaklar pamuk gıbı 20 gundur tırmanıs yok tabı...bakalım tırmanacagım çaba gösterecegım tırmanacagım...
iki gündür kendimi dinliyorum yoldan bisikletten bisiklet ile yol almaktan hissiyat hep pozitif...bu düşüncelerim devam ederse beni bekleyen diger tırmanış bahçeleri Anadolu da 6000 km yol demektir...
cemreler düştü bahar geldi geliyor banada 'yol' göründü. Bu kış almış oldugum kararla mart ın ilk günlerinde muhasebe işlerimi bitirir bitirmez emekliye ayrılacagım ve ilk iş geyikbayırı/antalya ya bisikletle yola çıkacagım.
Tüm çevreme 10 mart diye söylememe ragmen iç kararım olan 9 mart 2012 - 08,45 te balcalı/adana dan 'yol'a koyuldum.Toplamda 7 pedal günü 11.gün 19,03,2012 -14,10 da 56h16' mesai ile vede 42h11' sele üzerinde kalıp 614,26 km yol katederek tam iki yıl önce (20,03,2010) sedye üzerinde ayrıldıgım geyikbayırı na ulaşabildim...
Yolda her yer şırıl şırıl bazende gökyüzü de şırıl şırıl.çadırımın etrafı orkidelerlede çevrili oldu. gözlemecinin eski kanepesi yatagım oldu ama genelde çiçeklerle konusarak hatta onlara şarkılar söylüyerek kah sele üzerinde yol alırken bazende 'paşam' ın elinden tutup rampaları tırmandık sayısız viraj döndük. yorulduk ama soluklanıp hep devam ettik yola.
Bu bisiklet ile antalya fikrimi kime söylediysem: 'yavaş git nereye gidiyorsun'. 'nereden baslayacaksın'. 'nerede kalacaksın'.'yollar çok virajlı ve dik rampalar'.'tamam anladık git ama bisikletle olmaz' vs negatif cümleler. Aslında bende kendimi sorguladım hele birde ilk bisikletimi 30 yaşında aldıgım.hiç lastik patlağı yapmamış ve hiç iki gün üst üste bisiklete çıkmamış biri olarak çoook sorguladım..Ancak yola çıktıktan hemen sonra tüm çevremden telefonla.mesajla vede mail ile pozitif destekler inanılmazdı...bazı mesajlar : 'tek tek geride kalırken yol çizgileri geçmişten bir parçada kalır yolda.gelecege yeniliğe doğru çevrilen pedal ise agır gider uzun gider...yolun açık rüzgar seninle olsun...'denizci yolun açık olsun yanlız bir teknede arkandakı dostların gibi sakın dalgalar eslık etsin sana.fırtınasız ama senı surukleyecek ruzgarın olsun hep yol boyunca....'günaydınnnn iyi şans tependen hiç ayrılmasın iyi yolculuklar..yüreginin götürdüğü yere giden adam....
Aslında bu yol fikri ve eylemi sadece balcalıdan-geyikbayırına bisikletle gitmekten çok daha derin hissiyatları var beynımın derınlıklerınde...
Neyse şimdi tırmanış zamanı...parmaklar pamuk gıbı 20 gundur tırmanıs yok tabı...bakalım tırmanacagım çaba gösterecegım tırmanacagım...
iki gündür kendimi dinliyorum yoldan bisikletten bisiklet ile yol almaktan hissiyat hep pozitif...bu düşüncelerim devam ederse beni bekleyen diger tırmanış bahçeleri Anadolu da 6000 km yol demektir...
11 Mart 2012 Pazar
8 Mart 2012 Perşembe
2 Şubat 2011 Çarşamba
23.01.2011 ANAVARZA
23.o1.2011 Pazar, ayrıntıları halen de hatırlıyamadıgım kazadan tam 10 ay sonra kayaya dokundum tırmandım hemde tam 5 yıl önce tırmanışa yasaklanan Anavarza’da.
Ağaçların üzerinde aslanları (kartal) görmeye başladık bir iki üç….derken uzaklardan kale göründü.Anavarza…Aaa bakkal kapanmış derken ama yenisi açılmış diyerek köyün ilk bölümünü katedip sonra gözümüz ağaçtan akan pınarı aradı….köyün ikinci kısmı derken genişleyen mezarlığı geçip araçları yıllar önceki yerlerine bırakıp fırladık.Artık kalbim daha hızlı çarpıyor…gri kireç taşı kayalıklar ara ara sarı kırmızı yüzeyler bellekten ve gözümün önünde.değişik bir film bu ..adımlar hızlı hızlı ilk rotanın altına yürüyor ve bir iki bolt görüyor gözler derken istasyon…aah sadece iki kez girme şansı yakaladıgım kılasiklerden ‘ mızıka’.ve hemen yanında Öztürk Kayıkçı’nın kısa VII+ sı ve yağışsız geçen uzun günlere rağmen ağlayan’ taş bebek’ ve hemen yantarafında gerçek bir ormana dönüşmüş Öztürk’ün VII- rotası.hep beraber köşeyi dönünce 45 m.lik ‘gavur’ ve ‘ömür törpüsü’.yanında ‘altın kelepçe’ ilk VIII- im.ve vede ‘komünist’nekadar çalışmıştım ah, üst üste 13 hamle.kathedrala aşağıdan bakıyoruz.ve diger bir klasik ‘fransız sitili’.. Türkiye’nin ilk VII+ sıymış tırmanıcı abilerimden böyle işittiğimi anımsıyorum.’dinazor maması’ hemen Serpil’in gözyaşlarını anımsıyorum.ve hemen yanında başka bir klasik ‘anavarzakeyşın’ .duygu yüklü göz yaşları içimde damla damla…….
Heyecan dorukta , ve hemen kuşanıp VII- ilk rotaya giriyorum, girişteki çürüklük , otlar , ekspres takmalar rota bir türlü bitmiyor derken kilite geliyorum ve orayıda geçip istasyona ulaşıyorum. Çağlar’a(Çaylı) sıkı al , indir komutlarıyla süzülüyorum.ayaklarım toprağa temas ettiğinde ip ucu ucuna yetiyor rota yaklaşık 27 m. Binlerce yıllar boyu buralarda yaşanmış nice savaş , aşk lardan sonra günümüzde bu kayalara rotaların açılması ile başka bir anlam yükleyen insanların en başında gelen dostum Doğan Palut’u arayıp duygularımı heyecanımı paylaşıyorum sonrada şu an çok uzaklarda bulunan bir diger dostum Süleyman Vardal’la teknoloji sayesinde kucaklaşıyorum.
Heyecanımı , duygularımı dile getirip anlatması çook zor benim için, çünkü ; burası benim doğup, serpilip büyüdüğüm (ilk lider tırmanış,ilk tred tırmanış, ilk VI+,VII,VII+,VIII- ve ‘melekgirmez’ VIII) mekan.ve ve ayrıntıları halende hatırlayamadığım kazadan tam 10 ay sonra kayaya dokundum,tırmandım hemde tam 5 yıl önce tırmanışa yasaklanan Anavarza’da.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)